Gökçeağaç Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği

ONİKİ İMAM




Hz. MUHAMMED

.......Hz. Muhammed, 570 yılında Mekke’de doğdu. Ailesi Kureyş kabilesindendi. Hz. Muhammed’in babası Abdullah o henüz doğmadan ölmüştü. Annesi Amine (Emine) de altı yaşındayken ölünce çocukluğu dedesi Abdülmuttalib sonra da amcası Ebu Talip’in yanında geçti. (Bu arada belirtmek gerekir ki; Ebu Talip Hz. Ali’nin babasıdır.)

......Hz. Muhammed ticaretle uğraşan Ebu Talip ile beraber Suriye ve Yemen de dahil olmak üzere bir çok yere gitti. Bu arada kervanlar sahibi olan Hz. Hatice ile evlendi. Bu evlilikte Hz. Fatma doğdu. Bilindiği gibi Hz. Fatma, Hz. Ali ile evlendi ve böylece peygamberin soyu sürdü.

......Hz. Muhammed ticaret yaşamında bir çok yeri gezip görmüş ve Arap yarımadasının toplumsal yapısını yakından tanımıştı. Hz. Muhammed ticaretle zenginleşen Mekke’de gördüğü adaletsizliklerden bunalmış ve ticaretten uzaklaşmıştı. 605 yılında ve izleyen yıllarda sık sık toplumdan uzaklaşıp Nur dağına çıkıp Hıra mağarasında tek başına kalmaya, düşünmeye başlamıştı. Bu durum yaklaşık 5 yıl kadar sürdü. Ve günlerden bir gün Allahın meleklerinden Cebrail Hz. Muhammed’e ilk ayetleri bildirdi. Hz. Muhammed bunların ne anlama geldiğini bilmiyordu. Daha sonraları bunların Vahiy olduğunu öğrendi. Cebrail bir süre görünmedi. 613 yılında yeniden gelmeye başlayan ayetler peygamberliğini insanlara duyurmasını buyuruyordu. Hz. Muhammed’e ilk inananlar Hz. Ali ve eşi Hz. Hatice`ydi. Ama putlara tapan Mekkeliler Hz. Muhammed’e inanmadılar. Hz. Muhammed’e inananların sayısı hızla artmaktaydı. Bu durum zengin Mekke’lileri tedirgin etmeye başlamıştı. Çünkü Hz. Muhammed çok tanrıcılığı (putperestliği) ve onun etrafında gelişen adaletsizliği reddediyordu. Ve Müslümanlık bütün kötülüklere karşı en güzel seçenekti. Mekke’nin ileri gelenleri Hz. Muhammed’i peygamberliğinden  vazgeçirmeye çalıştılar. Vazgeçiremeyince de baskıya ve şiddete başvurdular. Bunun üzerine Hz. Muhammed Müslümanların daha güvenlikli yerlere göç etmelerine izin verdi. 615’te bir bölüm Müslüman Habeşistan’a (Etiyopya) gittiler. Hz. Muhammed ve yakın çevresi mücadelelerini Mekke’de sürdürmeye devam ettiler. 619’da Hz. Muhammed’in en büyük destekçileri Ebu Talip (Hz. Ali’nin babası) ve eşi Hz. Hatice vefat edince baskılar artmaya başladı. Hz. Muhammed Medine halkından gelen davet üzerine Medine’ye Hicret (göç) etti. Hicret (göç) denilen bu olay İslam takvimi olan Hicri takviminin de başlangıcıdır.

......Ama Mekkeliler gelişen İslamiyet’ten hoşnut değillerdi. Bu yüzden de Hz. Muhammed’e karşı bazı Arap kabillerini kışkırtıyorlar ve onların Hz. Muhammed’e saldırmalarını örgütlüyorlardı. Buna karşın Hz. Muhammed’de Müslümanları örgütleyerek onları savaşa hazırlıyordu.

Savaşların en önemlileri şunlardır:

Bedir 624, Uhud 625, Hendek 627,  Hz Muhammed bütün bu savaşlardan zaferle çıktı.

......630 yılının ocak ayında Hz. Muhammed Mekke’ye girdi. Kentteki bütün putları yok etti. Mekkeliler için af ilân etti. Hz. Muhammed bundan sonra Müslümanlara direnen kabilelere karşı harekete geçti. Bundan sonra Arabistan yarımadasında yaşayanların çoğu Müslüman oldular. Hz. Muhammed 632’de ilk ve son kez hac ziyaretinde bulunduktan sonra (ki buna veda haccı da denilir) Medine’de hakka yürüdü.

Hz. Muhammed’in  Hz. Ali ve Ehlibeyt için söyledikleri 

 ......Alevilerde Hz. Muhammed’e bağlılık tartışılmaz. Aleviler Hz. Muhammed’i İslamın peygamberi  olarak kabul ederler ve ona inanırlar. Aleviler peygamberin soyuna yapılanları her ibadet edişlerinde lânetlerler. Ve bu anlamıyla peygambere bağlılıklarını dile getirirler. Ama bazıları peygamberden şefaat umarken onun biricik torunlarına ve Ehlibeyti’ne yapılanları görmezlikten gelirler.

Hz. Peygamberin çeşitli zamanlarda ve çeşitli vesilelerle söylediği bir kaç hadis: 

  • Ya Ali, benim Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur. Ve kim Ehlibeytime buğz ederse helak olur.
  • Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. İlmi isteyen kapıya gelsin.
  • Ya Ali, mümin sana buğz etmez, münafık ise seni hiç sevmez.
  • Ali, müminlerin dilediği ve uyduğu kişidir. Mal ise münafıkların dilediği şey.
  • Ey Allah’ın kulları, bu Ali’nin kanı benim kanımdır, teni benim tenimdir ve canı benim canımdır. Her kim bu Ali’yi severse, beni sever beni seven de Allah’ı sevmiş olur. Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur.
  • Kuran ve Ehlibeyt ikizdir.
  • Hayatım gibi yaşamak isteyen Ali Veli edinsin.
  • Ya Ali, sen benim dünyada ve ahrette sancaktarımsın.
  • Ali’yi anmak ibadettir.
  • Ey halk! Biliniz ki; ben de insanım. Allah’ın daveti bana yakında gelecektir. Ben de onu kabul edeceğim. İşte size ben iki mühim ve en değerli emaneti miras bırakıyorum. Bunlardan birincisi Kuran, ikincisi benim Ehlibeytim. Allah’ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah’ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah’ın huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum, buyurdu. Bu yazdıklarımız sevgili peygamber tarafından söylenmiş olan hadislerden sadece bir kaçı. Bunlar Hz. Ali gerçekliğini ve Ehlibeyt haklılığını gösteren en büyük kanıtlardır

ONİKİ İMAMLAR

  Her nebinin nesli kendinden gelmiştir. Benim neslim Ali’den gelecektir. Benden sonra ümmetimin kılavuzu talipoğlu Ali’dir. Hz. Muhammed

Size iki şey emanet ediyorum / Biri Kur’an diğeri Ehli-Beytim’dir./ Kur’an ve Ehli-Beyt birbirinden ayrılmaz. / Kur’an ve Ehli-Beyt haktan uzanan iptir./ Sarılan selamet bulur. Hz. Muhammed Kendisine uyulan kişi önder anlamına gelen İMAM, geniş anlamıyla din işlerinde Müslüman toplumunun uyduğu kimsedir. İmam Cafer-i Sadık mezhebine bağlı olanlar Hz. Muhammed’in veda haccından dönerken GADİR HUM denen yerde, Allah’ın emriyle mü’minlere imam, kendilerine halife olarak Hz. Ali’yi seçtiğne, İslam dininde ONİKİ İMAM’ın bulunacağına, birinci imamın Hz. Ali, son imamında Mehdi olacağına ilişkin hadisleri bulunduğuna inanırlar. (bk. A. Gölpınarlı )

İmam, üstün ve kutsal niteliklere sahip Allah’a yakın kimsedir. Onun görevi insanlara örnek olmak, yüceliğin ve olgunluğun yolunu göstermek, Allah’ın gösterdiği doğru yola iletmektir. Bütün işlevi İlahi’dir, yaptıklarından sorumlu değildir, yücedir. İmamların buyruklarını tutmak din görevidir; onlara gönülden, içten inanılır, ikrar ve iman edilir.

Alevi – Bektaşi inancında ONİKİ İMAM’a bağlılık, değişmez temel itikad ve ilkedir. Ve bu konu yüzyıllar boyunca, ta günümüze değin EHL-İ BEYT aşığı ozanların dilinde işlenmiş, edebiyatımızda ölümsüzlüğe ulaşmıştır. Düvaz – İmam denilen şiirlerde, Oniki İmam işlenir. Cemlerde saz eşliğinde düvaz söylenirken, saygıyla dinlenir ve imamların adı geçtikçe niyaz edilir.   

 İmam Hz. HASAN

Doğum Tarihi : (M) 12.3.624 - (H) Ramazan 3 
Şehadeti  : (M) 25.3.670 - (H) 28 Sefer 50 
Gömülü Olduğu Yer   : Medine 
Yaşı     : 50 
Çocuk Sayısı  : 8 E. 7 K. 
Katili     : Cü'de 
Lakabı    : Mücteba 
Künyesi  : Ebu-Muhammed 
Babası    : Ali 
Annesi   : Fatıma 
Yüzüğünün yazısı: Üstünlük Allah’ındır. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler    : Muaviye 
İmamet Süresi      : 10 Yıl

  İkinci imamdır. Hz. Muhammed’e benzerdi. Halim ve selim bir zattı. Dedesi tarafından çok sevilirdi. Hz. Muhammed onu severken dudaklarına yakın yerden öper ve gözyaşı dökerdi. Soranlara “ölüm Hasan’ın ağzından girecektir” derdi. Dediği gibi de olmuş karısı Cu’de, Muaviye’nin kışkırtması “seni oğlum Yezid’e alacağım, Sen halife karısı olacaksın” kandırması ile imamın suyuna zehir katmıştır.

Hz. Hasan Hz. Ali’nin ölümünden sonra halife olmuş halk da kendisine biat etmişti. Fakat etrafındakilerin ihaneti yüzünden Muaviye ile anlaşmak ve halifeliği ona bırakmak zorunda kalmıştı. Sade bir hayat sürerken karısı Cu’de nin ihaneti neticesinde hayata veda etmiştir.

Kardeşi Hz. Hüseyin’i yanına çağıran Hz. Hasan: Ya Hüseyin ben zehirlendim. Rengim yeşil değil mi? diye sorunca Hz. Hüseyin suyu muayene etmek için içmek isteyince mani oldu ve dedi ki : “Ya Hüseyin hatırlasana Dedemiz Hz. Muhammed cennette iki köşk görmüş, biri yeşil biri kırmızı imiş. Bunlar kimin deyince “yeşil Ali’nin oğlu Hasan’ın, kırmızısı da Hüseyin’in”dir demişler. İşte ben yeşil renk oldum. Çünkü zehirlendim. Ben böyle şehid olacağım. Sen ise o sudan içme! Senin şehadetin ise Kerbela’da kılıçla olacaktır ve cennetteki kırmızı köşke gideceksin.”

 İmam Hz. HÜSEYİN

  







Doğum Tarihi    : (M) 25.2.625 - (H) 5 Şaban 5 
Şehadeti     :(M)10.10.680- (H) 10 Muharrem 58 
Gömülü Olduğu Yer    : Kerbela 
Yaşı    : 57 
Çocuk Sayısı     : 4 E. 3 K. 
Katili    : Şimr 
Lakabı     : Şehid 
Künyesi      : Ebu-Abdullah 
Babası       : Ali 
Annesi         : Fatıma 
Yüzüğünün yazısı    : Tanrı’nın emri olur. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler  : Yezid 
İmamet Süresi        : 11 Yıl

 Üçüncü imamdır. Hz. Ali’nin en küçük oğludur. İsmini dedesi Hz. Muhammed koymuştu. Gerdanındaki kızıl ip şeklinde bir işaret vardı. Dedesi buradan öperdi. Hz. Muhammed’in torunları için birçok hadis vardır: “ Her nebinin nesli kendinden gelir benim neslim Hz. Ali ve Hz. Fatma’dan gelecektir.” diyerek Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i evlatları yerine koymuş ve öyle severdi.

Hz. Muhammed veda hutbesinde “size iki emanet bırakıyorum. Biri Kur’an-ı Kerim diğeride Ehl-i Beytimdir.” dediği emanetlerden Ehl-i Beyt bütün müslümanların şefaat bekledikleri Hz. Muhammed’in ahfadı, torunları; Muaviye’nin oğlu lain Yezit’in askerleri tarafından Kerbela çölünde şehit edildiler. (72 kişi)

Hakkı olan hilafeti almak için değil, müslümanlığın, dedesinin ve babasının yolundan, asıl İslamdan saptırıldığı için isyanda olan Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt müslümanlık uğruna şehit olmuştu. Kerbela olayı İslamın yüzkarası bir olay ve devamlı kanayan, gözyaşı dökülen bir olaydır.

Hz. Muhammed’in soyunu hasta olduğu için savaşamayan Hz. Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin devam ettirmiştir.

  İmam Hz. ZEYNEL ABİDİN

Doğum Tarihi      : (M) 10.1.658 - (H) 5 Şaban 38 
Şehadeti   : (M) 17.10.713 - (H) 22 Muharrem 96 (95) 
Gömülü Olduğu Yer   : Medine 
Yaşı      : 58 
Çocuk Sayısı : 11 E. 4 
K.Katili        : 
Hüşam Lakabı     : Seccad 
Künyesi      : Ebu-l Hasen
Babası      : Hüseyin 
Annesi      : Şah Zenan (Şehri Banu)
Yüzüğünün yazısı   : Başarım Allah’ladır.
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler   : Yezid, II. Muaviye, Mervan,  Abdulmelik, Velidİmamet Süresi  : 35 Yıl

 

Dördüncü imamdır. Hz. Hüseyin’in oğludur. Kerbela olayı sırasında hasta olduğu için savaşamamış, hastalığı hayatını kurtarmıştı.

Zeynel Abidin Kerbela Savaşı’ndan sonra Kufe’ye oradanda Şam’a götürüldü. Zincire vurulmuş olarak Yezid’in önüne çıkarıldı. Daha sonra serbest bırakıldı. Medine’ye döndü. Ölünceye kadar orada kaldı. Hz. Muhammed’in ve Hz. Ali’nin soyu İmam Zeynel Abidin’le yürüdü. Gölpınarlı’ya göre 716 yılında öldü. Emevi hükümdarı Abdulmelik tarafından zehirletilerek öldürüldüğü belirtiliyor. “Sahifet-ül Kamile” ve “Risalet-ül Hukuk” adında eserleri vardır.

İmam Zeynel Abidin’de cedleri gibi din bilgileri yönünden fevkalade bilgilere sahip, zamanın alimlerine ders verecek kadar genel kültüre ve geniş bir dünya görüşüne sahiptir.

  İmam Hz. MUHAMMED BAKIR

Doğum Tarihi   : (M) 10.5.676 - (H) 3 Sefer 57 
Şehadeti     : (M) 28.3.733 - (H) 7 Zilhicce 117 (114) 
Gömülü Olduğu Yer  : Medine 
Yaşı     : 57 
Çocuk Sayısı     : 5 E. 2 K. 
Katili     : İbrahim 
Lakabı    : Bakır 
Künyesi    : Ebu - Cafer 
Babası     : Ali Zeyn-ül Abidin 
Annesi      : Fatma Bint-al Hasen 
Yüzüğünün yazısı   : Tanrı’nın emri olur. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler : Velid, Süleyman, Ömer İbni Abdülaziz, Yezid, Hişam 
İmamet Süresi   : 19 Yıl

 Beşinci imamdır. Büyük bir bilgin ve çok cömert bir insandı. Pek çok bilgin yetiştirmişti.

Kur’an-ı Kerim’in en doğru yorumunun, en gerçek hadislerin İmam Bakır tarafından söylendiğini zamanının tüm bilginleri kabul ederdi.

Bir gün ikinci halife Ömer’in oğlu Abdullah’a bir kişi, çözemediği bir konuda soru sorar. O da o esnada biraz ilerden geçmekte olan İmam Bakır’ı göstererek :

“Git şu gidene sor. Ama ne söylerse gel bana haber ver” der. Adam Hz. İmam’a yaklaşarak sorusunu sorar ve aldığı cevabı Abdullah’a bildirir. Abdullah : “Onlar her şeyi doğru anlarlar ve her şeyin doğrusunu bilirler. Çünkü ehlibeyt soyundandırlar” der.Eski kaynaklar Emevilerin türlü rezilliklerini, islam inancıyla bağdaşmayan davra-nışlarını sayıp dökerler uzun uzadıya yazarlar.

Yalnız, bu soydan Abdülaziz’in oğlu Ömer her nasılsa onlara pek benzememişti.

İkinci Ömer halife olunca il iş olarak camilerde Hz. Ali’ye esövme ve lanet etme mecburiyetini kaldırmıştı. Ayrıca ilk halife Ebu Bekir’in zorla el koyduğu, Hz. Fatma’ya Hz. Muhammed tarafından bağışlanmış Fedek Hurmalığını :”Bu hurmalık Ehlibeyt’in hakkıdır” diyerek yine sahiplerine İmam Bakır zamanında iade etmiştir.

 İmam Hz. CAFER-İ SADIK

Doğum Tarihi    : (M) 23.5.699 - (H) 17 Rebiülevvel 80 (83) 
Şehadeti    : (M) 22.1.766 - (H) 25 Şevval 148 
Gömülü Olduğu Yer   : Medine 
Yaşı       : 69 
Çocuk Sayısı    : 7 E. 3 K. 
Katili       : Mansur 
Lakabı      : Sadık 
Künyesi      : Ebu - Abdullah 
Babası  : Muhammedül Bakır 
Annesi      : Hz. Ebubekir’in torunu Ummu Ferve 
Yüzüğünün yazısı     : Dostum Allah’tır.  O beni korur. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler      : Hişam, Velid, Yezid, İbrahim, Mervan-ı Hımar, Seffat, Mansur 
İmamet Süresi    : 34 Yıl

 Altıncı imamdır. Alevilik konusunda bilgi yönünden ileri seviyede olduğundan kendisinden sonra gelen Ehlibeyt yanlılarına en sağlam bilgileri o ulaştırmıştır. Bu işi o kadar sistemleştirmiştir ki, İmam Cafer hazretlerinin koyduğu ilkeler Aleviliğin yasaları haline gelmiştir. Zamanla fikirleri o kadar gelişmiştir ki CAFERİLİK diğer islam mezhepleri arasında ayrı bir yer işgal etmiştir.

Hz. İmam Cafer Alevilik esaslarını o kadar mükemmel düzenlemiş ki, İslamiyetin kabulünden sonra Anadolu’ya gelen Türk boylarının büyük bir kısmı (kendi inanç ve törelerinden ödün vermeksizin) Aleviliği benimsemiştir. Demek ki bu mezhep, Türklerin birlikte getirdikleri Türk dilini, Türk müziğini, Türk dansını, Türk şiirini hatta Türk tiyatrosuna hiç engel olmamıştır. Bunlar Anadolunun Türkleşmesinde, Oğuz boylarının Anadolu’da kullandıkları idelerdir. Maliki mezhebinin kurucusu Malik Bin Enes’in şu sözleri kayda değer: Üstünlük, bilgi, ibadet ve takva bakımından İmam Cafer’den ilerisini ne bir göz görmüş, nede bir kulak duymuştur.

  İmam Hz. MUSA-İ KAZIM

Doğum Tarihi     : (M) 8.11.745 - (H) 7 Sefer 127 (128) 
Şehadeti      : (M) 1.9.799 - (H) 25 Recep 185 (183) 
Gömülü Olduğu Yer  : Kazımeyn ( Bağdat ) 
Yaşı      : 57 
Çocuk Sayısı    : 18 E. 19 K. 
Katili       : Harun 
Lakabı       : Kazım 
Künyesi      : Ebu-l Hasen 
Babası     : Caferüs - Sadık 
Annesi      : Hamide 
Yüzüğünün yazısı    : Allah yeter bana. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler : Mansur oğlu Mehdi, oğlu Harun 
İmamet Süresi    : 35 Yıl 

 Yedinci İmamdır. İmam Cafer-i Sadık’ın oğludur. İmam Musa-i Kazım’da dedeleri gibi geceleri içi ekmek, et ve para dolu zembili sırtına vurur, yoksulların, yetimlerin, kimsesizlerin evlerini dolaşır kendisini tanıtmadan onlara yardım eder ve gizlice evine dönerdi.

Bu dönemde emevilerden sonra Abbasiler de ve Ehlibeyte zulüm ve gaddarlık yapmaya devam eder. Ehlibeyti sevenler çoğaldıkça haliyle onların hükümdar olmasını isteyenlerde çıkıyordu ve isyan hazırlıklarına girişiyordu. Bu sırada saraya içki alemleri, raks ve müzik girdi. Saray içindeki lüks yaşantıya karşılık ülkede halkı sefalet, açlık, işsizlik kırıp geçirmekteydi. Halife Harun Reşit lüks yaşantısını sürdürürken, açlık ve sefalet içinde yaşayan yoksul halkın Musa-i Kazım çevresinde toplanmasından ve ayaklanmasından korkuyordu. Bu kuşkudan dolayı Musa-i Kazım’ı zincire vurdurdu.

Halife Musa-i Kazım’ı Basraya göndertir. İmamı orada cezaevine koyarlar. Harun’un oğlu Musa-i Kazım’ı serbest bırakmak ister. Öldürülmesinden yana olmadığını belirtir. Harun İmamı tekrar Bağdat’a geri getirtir. Sonunda Musa-i Kazım’ı öldürme işini İmam B. Şahik üstlenir ve İmam Musa-i Kazım’ı zehirli hurma yedirerek öldürür.

 

İmam Hz. ALİ RIZA

Doğum Tarihi   : (M) 29.12.765 - (H) II Zilkade 153 
Şehadeti   : (M) 24.8.818 - (H) 20 Sefer 203 
Gömülü Olduğu Yer    : Meşhed Tus ( Horasan ) 
Yaşı   : 55 
Çocuk Sayısı   : 1 E. 1 K. 
Katili      : Me'mun 
Lakabı     : Rıza 
Künyesi     : Ebu-l Hasen 
Babası      : Musa-i Kazım 
Annesi       : Necime 
Yüzüğünün yazısı   : Allah yeter bana. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler   : Harun, Muhammed-al Emin, İbrahim, Memun 
İmamet Süresi     : 20 Yıl

  Sekizinci İmamdır. İlk kez mezarı, Arap topraklarının dışına çıkan imamdır. Horasan’ın Tus kentinin Senabad köyünde yatmaktadır. Bu nedenle Hacı Bektaş Veli’nin İmam Rıza’nın torunu olduğu neredeyse kesinlik kazanmaktadır. Çünkü bilindiği gibi Hacı Bektaş Horasan’lıdır ve oradan Anadolu’ya gelmiştir. İmam Rıza’nın pek çok eseri vardır. Bunlardan Risaleler şöyle sıralanabilir: “ Şer’i hükümlere Ait ” , “Şer’i Hikmetlere Ait ”, “Hükümdar Memun’a yazdığı din hakkındaki ” ve yine ona yazdığı “ Şer’i hükümlere Ait ”, “sağlık hakkında-ki Risaleler”, “Fıkhı ur-Rıza, Sahiffet-ür Rıza”...

Bu yüce insan da diğer yedi seçkin Ehlibeyt İmamı gibi gerek ahlaksal değerler, gerekse biligi alannda üstün bir yere sahipti. Eski kaynaklar İmam Ali Rıza’nın hayatı boyunca hiç kimseye kötü söz söylemediğini, kimseyi kırıp incitmediğini kaydederler. Yine bu kaynaklara göre karşısında bulunan insan kim olursa olsun (ister bir köle, ister ünlü bir kişi) daima aynı ilgi ve saygıyı gösterirdi. Otururken hizmetçilerinin yanında bile ayağını uzatmazdı. Konuşan bir kişinin asla sözünü kesmez, sabırla sözünün bitmesini beklerdi. Kendisinden maddi destek isteyenleri boş çevirdiği görülmemişti. Olanakları ölçüsünde yoksullara düzenli olarak yardımlarda bulunurdu. Bu yardımlarda aracı kullanmaz, gizlice yapardı.

 

İmam Hz. MUHAMMED TAKİ

Doğum Tarihi    : (M) 11.4.811 - (H) 10 Ramazan 195 
Şehadeti    : (M) 25.11.835 - (H) 30 Zilkade 220 
Gömülü Olduğu Yer     : Kazımeyn ( Bağdat ) 
Yaşı          : 25 
Çocuk Sayısı       : 4 E. 7 K. 
Katili     : Mu'tesem 
Lakabı    : Cevad 
Künyesi        : Ebu Cafer 
Babası        : Aliyyül-Rıza 
Annesi     : Sebike 
Yüzüğünün yazısı   : Allah nede güzel kudret sahibidir. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler  : Memun, Muta’sım 
İmamet Süresi   : 17 Yıl

 

Dokuzuncu imamdır. Adı Muhammed’dir. Çok ibadet eden, kendini Allah’a adamış Taki sözcüğü ise lakabıdır.

Babası İmam Ali Rıza’nın Tus şehrinde Hakka varmasından sonra 17 yaşında iken imamlık görevine başladı.

Abbasi halifesi Me’mun imam olan .muhammed Taki’yi Medine’den Bağdat’a çağırdı ve kızını vererek damadı yaptı. Bunu yaparken gayesi, Arap olmayan halkları da Ali evladına olan sevgiden istifade ederek saltanatını sağlam tutmaktı. Hz. İmam’ın küçük yaşına karşın, Halife’nin ve Bağdat halkının kendisine karşı göstermiş büyük ilgi türlü konularda öncelikle ona danışılması; çok geçmeden Bağdat’ta büyük bir şöhrete sahip olmasına neden oldu.

Ehlibeyt’in ve onların soyundan gelen tüm İmamların geniş bilgileri, ahlaksal alanda doruklaşan nitelikleri, bireysel ve toplumsal ilişkilerindeki sıcak ve içten yaklaşımları; özveriyi, hoşgörüyü, alçakgönüllülüğü, doğruluğu, mertliği, yardımseverliği kendileri için vazgeçilmez temel davranış ilkeleri olarak benimseyişleri nedeniyle, yüzlerce yıldır dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca insan tarafından örnek alınmaları ve izlenilmeleri gereken birer önder olarak kabul edilmişlerdir.

 

İmam Hz. ALİ-EN NAKİ

Doğum Tarihi     : (M) 16.9.829 - (H) 13 Recep 214 
Şehadeti      : (M) 28.6.868 - (H) 3 Recep 254 
Gömülü Olduğu Yer   : Samara 
Yaşı   : 42 
Çocuk Sayısı     : 4 E. 1 K. 
Katili       : Mütevekkil 
Lakabı    : Hadi 
Künyesi    : Ebu-l Hasen 
Babası   : Muhammed-al Cevad 
Annesi    : Semane 
Yüzüğünün yazısı  : Ahıtları korumak Allah huylarındandır. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler  : Muta’sım Vasık, Mütevekkil, Muntasır, Mustain, Mu’tezz, Mu’temed 
İmamet Süresi    : 33 Yıl

 

Onuncu imamdır. Asıl adı Ali’dir. Naki ve Hadi lakaplarından “ temiz, pak” Hadi “ doğru yol gösteren “ demektir. Ozan Şemsi baba : Ali Rıza’mızdır şah-ı Horasan / Muhammed Taki ile döner bu devran / Ali Naki’dendir bil-cümle erkan / İman olsun, kardeş güman olmasın. Diyor. İnançla ilgili yol, usül demek olan erkanın imanın Naki’de olduğunu, diğer cedleri gibi Muhammed-Ali yolunda olduğnu saygılı bir biçimde dile getiriyor.

İmam Ali Naki babasının vefatında altı, yedi yaşlarında idi. Babasının vasiyeti üzerine imamlık görevini üstleneceği için çok iyi yetiştirildi. Genç yaşta, herkese verdiği güven, ilişkilerindeki incelik ve sıcak yaklaşımları ile ilgi, sevgi ve saygı görmeye başlamış. Bu durumu kıskanan Medine valisi, Abbasi halifesi Mütevekkil’e bir mektup yazıp İmam Naki’nin hilafet için tehlike oluşturduğunu Bağdat’a aldırılması gereğini bildirdi. Halife tarafından bağdat’a çağrılan İmam Ali Naki’ye halk da büyük ilgi ve sevgi gösterdi. İmam 6 Abbasi halifesi zamanında yaşamıştı.

Tüm yaşantısı boyunca gerçek islamı anlatmaya, yüce ahlak değerlerine sahip olmasının erdemlerini göstermeye çalıştı.

 

İmam HASAN ÜL ASKERİ

Doğum Tarihi : (M) 27.10.827 - (H) 8 Rebiülevvel 231 (232)
Şehadeti    : (M) 2.1.874 - (H) 8 Rebiülevvel 260 
Gömülü Olduğu Yer    : Samara 
Yaşı       : 28 
Çocuk Sayısı     : 2 E. 
Katili   : Mu'temid 
Lakabı    : Vekil 
Künyesi    : Ebu-Muhammed 
Babası    : Aliyyul-Haci 
Annesi     : Susen (Hudeys) 
Yüzüğünün yazısı   : Noksan sıfatlardan arıdır; göklerin ve yeryüzünün anahtarı O’nundur. 
Zamanındaki Padişahlar ve Halifeler  : Mu’tezz, Muhtedi, Mu’temed 
İmamet Süresi     : 6 Yıl

  Onbirinci imamdır. Cedleri gibi, yaşadığı devrin, din bilgeleri açısından, büyük uleması idi. Tefsir”, “ İsmail Nişaburiye Mektuplar “, “ Helal ve Haram’a dair Risale “ gibi eserleri vardır.

Refik (Arkadaş), Zeki, Halis gibi lakapları vardır. Dost canlısı ve cömert idi. Gündüzden tespit ettiği fakir evlerine geceleri yüzünü kapatıp kimliğini gizleyerek sırtında taşıdığı çuvallarla yiyecek taşırdı.

Yapılan yardımın kimin tarafından yapıldığı anlaşılmasın diye de yüzünü kapatır, kimliğini gizlerdi. Rivayet edilir ki İmam Musa-i Kazımbir grubun maddi sıkıntıları vardı. Bu grup bulundukları şehirden İmamın bulunduğu Samara kentine gelmişler.yol boyunca İmam Hasan-ü Askeri’nin kendilerine yapacağı yardımın miktarını ve nereye harcayacaklarını konuşmuşlar. Daha şehrin kapısına vardıklarında, evvelce hiç haberleşmedikleri ve yardım isteyeceklerini belirtmedikleri Hz. Hasan-ül Askerinin bir adamı ile karşılanmışlar, isimleri ilee onlara hitap ettiğinde şaşırmış ve hayretler içinde kalmışlar. Üstelik yanına vardıklarında “bu kadar sıkıntınız vardı da daha önce niye gelmediniz” diye sorunca bu keramet karşısında iyice şaşırıp kalmışlardır.              

İmam Hz. MUHAMMED MEHDİ

Doğum Tarihi      : (M) 30.7.869 - (H) 15 Şaban 226 
Lakabı        : Mehdi 
Künyesi       : Ebu-l Kasım 
Babası       : Hasenul-Asker 
Annesi       : Nercis 
Yüzüğünün yazısı     : Benim AllahHucceti ve özkulu

  Onikinci ve son imam olan İmam-ül Hüccet’tir. Babasının ölümünden sonra halktan gizlenmiştir. (Küçük gizlenme) Bu gizleniş sırasında ümmetine elçilik yapan Ebu Hasan Ali ölünce Gaybet-i Kübra (Büyük gizleniş) başlamıştır. Hz. Muhammed Mehdi’nin ne olduğu, bu gizlenişten sonra anlaşılamamıştır.

Aleviler O’nu, ogün bugündür hep bir kurtarıcı olarak bilmekte ve kurtarıcı olarak beklemektedirler. Bu devrin sonunu ancak Tanrı bilir.

Pir Sultan Abdal bir sözünde bu inancı şöyle dile getiriyor :

Mehdi Dede’m gelse gerek

Ali divan kursa gerek

Haksızları kırsa gerek

İntikamını ala birgün.

 

KAYNAKLAR :Battal Pehlivan’ın KitabıEthem Ruhi Fığlalı ( Ankara Ünv. İlah. Fak. Yayın no:141) Abdülbaki Gölpınarlı (Alevi-Bektaşi Nefesleri İnkılap Kitapevi) Mehmet Yaman (Alevilik İstanbul 1994) Diğer takvimlerden, çeşitli kaynaklardan ve eski eserlerden. Ali Erturan, Sadık Göksu ve Ayhan Aydın’ın araştırmaları sonucu doğruya en yakın tarihlerin tespiti.

 

GÖKÇEAĞAÇ KÖYÜ FUTBOL TAKIMI